Safinaz Gümüş
Safinaz Gümüş

Gazete: Düzce Tüketici Hakları Derneği Başkanı

REKLAMLARIN ETKİSİ

  • 14.07.2022

Haberi Sesli Dinle

0:00 0:00


Değerli okuyucular bu hafta reklamların çocuklar üzerindeki
etkilerini yazmak istiyorum.
Reklam ve marka kavramları üretilen malların daha çok
satılması ve daha çok sermaye elde etmek için kullanılan bir
yöntemdir. Reklamların en önemli aracı ve hedefi yetişkinler
olduğu kadar çocuklardır.
Reklamlarla özellikle çocukları etkileyip tüketimi arttırmak üzere
yöntemler geliştirilmiştir. Araştırmacılar çocukların reklamlardan
etkilenmesinin günümüzde neredeyse iki yaşa indiğini
belirtmektedir. Günümüz Türkiye’sinde alışverişe çıkan ailelerin
çoğunluğunun alışverişlerini çocuklarının isteklerini göz önünde
bulundurarak yaptığı görülmektedir. Çocuklar genellikle bu
konularda belirleyici ve etkili olmaktadır.
Dünyaca ünlü markalar, ürünlerini cazip hale getirip çocukların
—gençlerin alışveriş ve tüketim düzenine hızlıca geçiş
yapmalarını sağlamaktadır. Söz konusu gruptakiler 18 yaşında
reşit oluncaya kadar küçüktürler ve çocuk kabul edilmektedirler.
2—3 yaş ile 18 yaşına kadar olan çocukların çevresel etkiyle de
marka bağımlısı haline getirilip tüketim alışkanlıklarının
belirlenmesi ve bu algı doğrultusunda alışverişlerin yapılması
söz konusu marka sahiplerinin ve reklamcıların en çok
istedikleri unsurlardandır. Bu yöntem ile çocukları kullanarak
dünya pazarına egemen olmaktadırlar.
Çocuklar, gençler marka ve logoların yer aldığı giysi, aksesuar,
çeşitli elektronik ürünleri kullanıp marka restoranlarda yemek
yiyerek küresel mesajı aldıklarını bir nevi kabul etmiş
olmaktadırlar. Bu sayede döngüye bilmeden de olsa katkı
sunmuş, tam da istenen yönde yaşam tarzını benimsemiş
olmaktadırlar. Dünyanın neredeyse her tarafındaki çocuklar ve
gençler ne yazık ki aynı tüketim anlayışına sahip olmakta ve
düzenin amacına, beklentilerine uygun anlayışlar oluşturup,
düzenin sürekliliğini sağlamaktadırlar.
Toplumun belli bir kesiminin söz konusu küresel zincir
markalara ulaşamadığını da göz önünde bulunduracak olursak
maddi gücü yetersiz olan aileler ve çocuklar deyim yerindeyse
gördüğünden geri kalmaktadırlar. Bu da özellikle gençlerin ileriki
yaşamlarını olumsuz yönde etkilemektedir.
Ülkemizdeki reklam mevzuatına göre, aldatıcı, yanıltıcı reklam
yapılamaz. Bu reklamlarda çocukların oynatılması ise
özendirme konusunu pekiştirmeyi amaçlamaktadır. 4—13 yaş
aralığındaki çocukların çoğunluğunun reklamları izlemeyi
sevdiği ve inandırıcı bulduğu kendilerini oynayanların yerine
koymak istediği yapılan araştırmalar sonucu ortaya
konulmuştur. Oyuncak, şekerleme ve çikolata gibi ürünler
çocukların alışveriş tercihlerinde belirleyici olmaktadır. Bu
reklamların sonucunda harçlıklarını en çok bu tür ürünlere
harcadıkları ortaya konulmuştur.Gelişmiş ülkelerde çocuklar ve
gençler ekonominin itici gücü konumundadırlar. Bu nedenle
çocuklar ve gençler hedef grup olarak seçilmiştir.
Bu durumun çocuklar ve gençler üzerindeki bazı etkileri şu
şekilde olmaktadır.
•Yanlış beslenmeye özendirmesi.
•Çocukların savurganlığını arttırması.
•İhtiyaç dışı ürün aldırmaya yönlendirmesi.
•Marka bağımlılığına neden olması, her gördüğünü almaya
özendirmesi.
Bu ve benzer davranışlar, istekler aile ve ülke ekonomisine de
zarar vermektedir.
Başta televizyonlarda yapılan reklamlar olmak üzere her
reklamda abartı vardır. Hiç bir reklamda abartıya yer
verilmemeli, aileler ve çocuklar bu konuda bilgilendirilmeli, bilinç
düzeyi yükseltilmelidir. Gerek yetişkinlerin, gerekse çocukların
tüketimine dayalı olumsuz, sağlığa zararlı reklamlar ilgili
mercilere şikayet edilmelidir.
Sağlıcakla !

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan MSA Film Post Production Reklamcılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi (www.duzceanaliz.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber İhbar