YİĞİT YAVUZOĞLU YAZDI... ‘’TESADÜFLERE’’ BİLİMSEL YAKLAŞIM

Evrim teorisinin yanıtlamaktan kaçtığı ve bir türlü dürüst olamadığı bir soru vardır:

YİĞİT YAVUZOĞLU YAZDI... ‘’TESADÜFLERE’’ BİLİMSEL YAKLAŞIM
14.12.2023 - 16:58
Özel Haber

Haberi Sesli Dinle

0:00 0:00

İnsan, her şeyin bir sebebi ve amacı olduğunu her dönemde sorgulamıştır. Ve
yaklaşımlarına göre cevap aramıştır. Evrim teorisine göre ilk atomdan, ilk proteinden sonraki
sürece göre sizin şu anda bulunduğunuz konum, zaman, aileniz gibi her durumda yaptığınız
her hareket, soluk alma, koku alma, tat alma gibi her şey ama her şey şuursuz tesadüflerden
oluşmuştur. Hatta siz bile tesadüfsünüzdür… Nefes almanız bir tesadüftür. Konuşabilmeniz
için gerekli olan anatomik yapıya sahip olmanız ve bu şartı sağlayacak dünyadaki hassas
oksijen dengesi dahi tesadüftür. Elbette bu söylenilenler gerçek değildir. Çocukların dahi
inanmayacağı bir gerçek olan şuursuz tesadüfler bu kadar kusursuz ve ahenk içinde
olamayacağını evrimin sunduğu mutasyon mekanizması ile inceleyelim…
Evrim teorisinin yanıtlamaktan kaçtığı ve bir türlü dürüst olamadığı bir soru vardır:
Şuursuz tesadüfler (protein, bakteri, virüs) nasıl bu kadar kusursuzdur? Evrim teorisini
savunanların veya az da olsa bir bilgiye sahip olan çoğu kişi cevap olarak evrimin milyonlarca
yıl içerisinde geliştiğini ve bu tesadüflerin gerçekleşmesi için esas imkanı sağlayacak olan
etkenin zaman olduğunu söylerler. Otuz, kırk, elli hatta daha fazla milyon yıllardan bahsedilir
bu zaman için. Evrime göre var olduğu düşünülen evrim mekanizması, rastgele şekilde bir
hücrenin bölünmesini çok olağan bir durum olarak savunur. Oysa ki her an vücudumuzda
bölünen hücre sayısını ve kainat var olduğundan itibaren bölünen hücreleri hesaba katarsak
bu işlemlerin gerçekleşmesi için gereken zamanın yanı sıra bu işlemlerin matematiksel
anlamda olma olasılığı, matematiğe göre genel geçer kabul edilen ‘’imkansız’’ kapsamına
girer. Mutasyonlar ile bunların gerçekleşeceğini, gerçekleştiğini düşünen evrim teorisi,
bilimin bu olguyu elindeki verilerle ısrarlı olarak reddetmesine rağmen halen direnmektedir.
Mutasyonlar konusunda daha önce evrimi savunmuş bir bilim adamının itirafına bakacak
olursak: ‘’Mutasyonların hemen hepsi zararlıdır ve bunun bedelini insanlar öder. Bu nedenle
mutasyon oranını yükseltecek olan her türlü insan aktivitesi insan için ciddi sağlık ve ahlak
sorunları oluşturuyor demektir.’’ [1] James F. Crow’un bu sözü bilime göre son derece makul
bir cevaptır, çıkarımdır. Evrim teorisini bilimden ayıran en önemli etken, evrimin olduğunu
iddia edenlerin bunu fanatikliğe çevirmesi ve bunun Sümerlilerdeki gibi bir inanç haline
gelmiş olmasıdır. Yani evrime iman etmek derecesidir…
Her şeye ‘’Ol’’ demesiyle olduran Yüce Allah, Kuran-ı Kerim’de bir ayette: ‘’Göklerdeki ve
yerdeki her şey Allah’ındır. Hepsi O’na boyun eğmiştir.’’ (Bakara Suresi, 116) Her şeyi
yaratanın Cenab-ı Allah olduğunu bilen Müslümanların tesadüf denilerek Allah’ın yaratmasını
inkar etmesine karşı evrimin geçersizliğini bilimsel delillerle, laboratuvar bulgularıyla, fosil
kayıtlarıyla yani kısaca ilim ve irfan ile yaratılışın gerçekliğini anlatma yolunda mücadele
etmesi bir ibadettir.
Kaynakça:
1-) James F. Crow (Mutasyon ve radyasyon konularındaki Uzm. Tıp Genetiği Bölüm Başkanı,
Wisconsin Üniversitesi), ‘’Ionizing Radiaton and Evolution, ‘’Scientific American, vol. 201
(1959), sf. 138)


Editör: D. Analiz

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan MSA Film Post Production Reklamcılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi (www.duzceanaliz.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber İhbar