Aritmi Merkezi Hastalara Şifa Oluyor

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniği bünyesinde uygulanan yüksek teknolojik yöntemler ile kalp ritim bozukluğu tedavisinde kesin sonuç alınabiliyor.

Aritmi Merkezi Hastalara Şifa Oluyor
17.01.2024 - 10:54
Güncelleme 17.01.2024 - 10:55
Haber Merkezi

Haberi Sesli Dinle

0:00 0:00

Toplumda en sık rastlanılan ölüm nedenlerinden biri olan kalp ritim bozukluklarının tanı ve
tedavisi Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniği bünyesinde açılan Aritmi
Merkezi’nde yapılmaya başlandı. Düzce ve bölgesine şifa dağıtmaya başlayan merkez
hakkında bilgi veren Kardiyoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Coşkun, öncelikle
merkezin kurulmasında desteklerinden dolayı Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim
Sözbir başta olmak üzere tüm yöneticilere teşekkür etti.


Dr. Öğr. Üyesi Coşkun, çarpıntı şikayeti ile hastaneye başvuran 49 yaşındaki kadın hastanın,
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Aritmi Merkezi’nde tedavi edilerek sağlığına
kavuşturulduğu bilgisini verdi. Yapılan tetkiklerinde en son bir hafta önce çarpıntı atağı
yaşadığı tespit edilen hasta, hastanede çekilen EKG’sinde (elektrokardiyografi) nabzının 180
olduğu belirlendi. Hemen EPS (Elektrofizyolojik çalışma) ve ablasyon tedavisi için anjio
laboratuvarına alınan hastanın çarpıntısının nereden kaynaklandığını tespit eden Kardiyoloji
Kliniği öğretim üyeleri, başarılı bir ablasyon tedavisi ile hastayı sağlığına kavuşturdu.
Kalp ritim bozukluğu olarak da bilinen aritminin kalp atışının normalden hızlı, yavaş ya da
düzensiz olması anlamına geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Coşkun, “Normalde kalp atış
hızı dakikada 60 ila 100 arasındadır. Kalp atışının bu değerlerin dışında olması ya da düzensiz
olması durumunda bir kardiyoloji uzmanına başvurmak gerekir.” dedi.


En Yaygın Belirtisi Çarpıntı


Kalp ritim bozukluğunun en yaygın belirtilerinden birinin çarpıntı olduğunun altını çizen
Coşkun, bu hastalarda kalbin çok hızlı veya güçlü attığını hissetme, kalpte tekleme hissi, baş
dönmesi, sersemlik hissi, göz kararması, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bayılma şikayetleri
görülebileceğine dikkat çekti.
Aritminin kardiyak (kalbin kendisinden) ve kardiyak dışı nedenler olarak ikiye ayrılabileceğine
vurgu yapan Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, kalp kapak hastalığı, kalp krizine bağlı kalp
dokusunun zarar görmesi, kalp kası hastalıkları, doğumsal kalp hastalıklarını kardiyak
nedenler olarak sıraladı. Dr. Öğr. Üyesi Coşkun, kardiyak dışı nedenler hakkında ise şu bilgileri
verdi: “Tiroid bezi hastalıkları (guatr), diyabet (şeker hastalığı), kansızlık, hipertansiyon, uyku apnesi
ve KOAH gibi akciğer hastalıkları kalp ritim bozukluğuna neden olabilen hastalıklardır. Kalp
ritim bozuklukları başka nedenlerle kullanılan ilaçlardan da kaynaklanabilir. Antibiyotikler,
grip ilaçları, astım ilaçları ve tiroid ilaçları yan etki olarak kalp ritim bozukluğuna neden
olabilirler. Sigara, fazla alkol tüketimi, madde bağımlılığı, uykusuzluk, stres veya kaygı gibi
etkenler, özellikle çay, kahve, enerji içeceği gibi uyarıcıların aşırı tüketimi kardiyak dışı
nedenler olarak sayılabilir.”

Aritmilerin kaynaklanan bölgeye ve kalp hızına göre sınıflandırıldığını dile getiren Dr. Öğr.
Üyesi Gökhan Coşkun, aritmi şüphesi olduğunda ilk alarak hastanın ayrıntılı öyküsü alınarak
muayenesinin yapıldığını bildirdi. Aritmi teşhisinde en sık EKG, Holter ve EPS kullanıldığını da
söyleyen Coşkun, aritmi tedavisinde ritim bozukluğunun türüne, derecesine ve hasta
özelliklerine göre ilaç tedavisi, ablasyon ya da kalp pili gibi çeşitli yöntemler kullanıldığını
sözlerine ekledi.


“Ablasyon Tedavisi Her Yaş Grubuna Güvenle Uygulanabilir”

Ablasyon tedavisinin ilaç tedavisine alternatif olarak veya ilaç tedavisi etkisiz olduğunda en
sık tercih edilen aritmi tedavisi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Coşkun,
“Ablasyon işleminde EPS de olduğu gibi kasık damarı içerisine yerleştirilen yumuşak teller
aracılığıyla kalbe ulaşılır ve burada ritim bozukluğuna neden olan odak tespit edildikten sonra
balonla dondurularak veya radyo dalgasıyla yakılarak sorun ortadan kaldırılır. Ablasyon
tedavisi her yaş grubuna güvenle uygulanabilir.” ifadelerini kullandı.


Ablasyon ile Sorunlu Bölge Tamamen Ortadan Kalkar


Ablasyon tedavisinin en önemli avantajının aritmiye neden olan sorunlu bölgenin tamamen
ortadan kaldırılması olduğunu ifade eden Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, “İlaç tedavisi ile
sorunu kalıcı olarak ortadan kaldırmak mümkün değildir. Çarpıntının türüne ve hastalığın
şiddetine göre yüzde 70–99 gibi yüksek bir başarı oranı söz konusudur. Ablasyon tedavisi
sonrası hastaların neredeyse tamamı 1 gün içinde günlük hayatına dönebilmektedir.
Ablasyonun bir diğer avantajı da çoğu hastada ömür boyu ilaç tedavisi kullanma
zorunluluğunu ortadan kaldırmasıdır.” diye konuştu.
Tüm girişimsel işlemlerde olduğu gibi ablasyon işleminde de bazı riskler bulunduğunun altını
çizen Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Coşkun, ablasyon tedavisinin hastalara faydaları göz önüne
alındığında ve gelişen teknoloji ile birlikte bu risklerin oldukça nadir olduğunu da sözlerine
ekledi.


Editör: D. Analiz

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan MSA Film Post Production Reklamcılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi (www.duzceanaliz.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber İhbar